Tıbbi Birimler

Ana Sayfa / Obezite ve Metabolik Cerrahi

Obezite  ve Metabolik Cerrahi

Obezite ve Metabolik Cerrahi

Obezite, basitçe bedende anormal ve normalden fazla miktarda yağ dokusunun depolanması ile ortaya çıkan kronik bir tıbbi halle beraber başlı başına bir hastalık durumudur. Teknik olarak beden kitle indeksi olarak adlandırılan derecelendirmeye göre 30 kg/m2 ve üzeri olarak çıkan kişiler obez olarak değerlendirilir. Obezite, beden kitle indeksi ile matematiksel olarak derecelendirilir.

Obezitenin Sebep Olduğu Sorunlar
Obez kişilerde yağ dokusu yoğunluğunun gövdede, özellikle göbek çevresinde yoğunlaşmış olması obezitenin diğer hastalıklara ve tehlikeli sonuçlara kapı açacağının işaretidir. Obeziteye eşlik pek çok sorun bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu kişilerde sıklıkla görülen sorunları şu şekilde basitçe maddelendirebiliriz:

1- Metabolik sendrom
2- Kan tetkiklerinde kötü kolesterol değerlerinde yükseklik
3-Aktivite, hayat kalitesinde düşüklük
4 -İnsulin direnci
5 -Tip 2 diyabet
6 -Hipertansiyon
7 -Kalp ve damar hastalıkları (kalp yetmezliği, kalp krizi)
8 -Solunum bozuklukları (astım, tıkayıcı uyku apnesi)
9 -Uyku bozuklukları
10 -Psikiyatrik, psikolojik problemler (depresyon)
11 -İnme, felç, beyin kanaması
12 -Sindirim sistemi bozuklukları (reflü, kabızlık, safra kesesi taşları)
13 -Ortopedik problemler (eklem, omurga hasarları)
14 -Kanser riskinde artış (meme, prostat, rahim, kalın bağırsak)
15 -Ürolojik bozukluklar (idrar kaçırma, kısırlık)
16 -Doğum problemleri
17 -Karaciğer yağlanması
18 -Varisler
19 -Pıckwıckıan sendromu (tıkayıcı yetersiz solunum, tıkayıcı uyku apnesi)
20 -Toplumda uyum problemleri

Obezite Cerrahisi Endikasyonları
2012 yılına dek dünya çapında 14 000’den fazla çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalardan derlenen veriler ışığında oluşturulan ve uluslararası olarak kabul edilen “klinik pratik uygulama rehberliği” ile hangi hastaların cerrahi tedaviye yönlendirilmeleri gerektiği ve hangi cerrahi girişimin hangi hastaya önerilmesi gerektiği belli kriterlerle belirlenmiştir. Bariatrik-metabolik cerrahi tedavisi gören hastaların, cerrahi tedavi uygulanmayanlara göre oluşabilecek koroner damar hastalığı (kalp krizi), tip 2 diyabet ve kansere bağlı ölüm oranlarının azaldığı gösterilmiştir. Bu rehbere göre verilen önerileri şöyle özetlemek mümkün:
Beden kitle indeksi (bmı) 40 ve üzerinde ve henüz belirlenebilmiş tıbbi problemi yoksa (ameliyat olmaya engel durum da yoksa) tedavi: cerrahi
bmı 35 ve üzerinde ve obeziteyle ilişkili bozukluklardan bir ya da daha fazlası mevcut ise tedavi: cerrahi
bmı 30 ve üzerinde uygun medikal tedaviye ve takibe rağmen şeker kontrolü sağlanamayan tip 2 diyabetli biyokimyasal vücut değerleri bozulmuş hastalarda tedavi: cerrahi

Obezite Cerrahisinden Kimler Fayda Görebilir?
Hangi hastaların cerrahi tedaviye yönlendirilmeleri gerektiği, hangi cerrahi girişimin önerilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu konuda dünya çapındaki en önemli oluşum olan ifso (the international federation for the surgery of obesity and metabolic disorders) kılavuzu obezite cerrahi kriterlerini şu şekilde belirtmiştir:

Hastalar 18-60 yaş arası olmalı.
60 yaş ve üzeri hastalarda da obezite cerrahisi yarar-zarar oranı değerlendirmesi yapılarak karar verilmeli.
Beden kitle indeksi (bmı) 40 kg/m2 ve üzerinde olmalı.
Bmı 35-40 kg/m2 olan ve buna yandaş hastalığı olan, cerrahi metotlarla sağlanan kilo kaybının bu sorunlar üzerinde olumlu etkisi olacağı düşünülmeli.
Cerrahi için düşünülen hastalar, cerrahi dışı yöntemlerle kalıcı ve yeterli kilo kaybı sağlayamayan kişiler olmalı.
Ameliyat sonrası dönemde medikal ve psikolojik desteğe katılabilecek bireyler olmalı.

Ameliyat Kararına Engel Teşkil Edebilecek Durumlar ise Sıralanmıştır
Düzenli aralıklarla tıbbi takip ve yönetim alamayacak hastalar.
Alkol ve madde bağımlısı olan kişiler.
Hayatı tehdit eden hastalık varlığı (kanser gibi).
Kendi kendine ve yakınları tarafından yeterli bakım sağlayamayacak hastalar.

Obezite'de Neden Cerrahi Çözüm?
Obezite ve morbid obesite yaşamı normal kişilere göre kısaltan, hatta maruz bıraktığı riskler neticesinde ölüme kadar varabilen bir hastalıktır. Özellikle morbid obez hastalar, eğer tedavi edilmezlerse yaşıtlarına göre kalp ve damar hastalıklarına, diyabete, hipertansiyona daha erken yaşlarda yakalanırlar. Hatta bu hastalıkların riskleri nedeniyle daha erken yaşamlarını yitirebilirler.
Kişiler her türlü tıbbi diyet ve çeşitli egzersizlerle kilo veremiyorlarsa ya da yeniden kilolarını geri alıyorlarsa (Araştırmalar kilo alıp vermelerin %95‘nin başarısız olduğunu gösteriyor.) ameliyat bir çözümdür. Şunu belirtmekte fayda var: Cerrahi tedavi yöntemleri başarı ihtimali son derece yüksek olan en etkili tedavi seçeneğidir. Morbid obezite cerahisi kilo kaybındaki başarı; kilo kaybının sürekliliği; şeker, tansiyon, kolesterol, trigliserit yüksekliklerinin düzelmesi ve yaşam süresini uzaması açısında en etkin tedavidir.
Yapılan ameliyatların bir kısmı mideye gıda alınımını kısıtlarken (tüp mide ameliyatı gibi) bir kısmı da hem gıda alınımını kısıtlar hem de alınan gıdaların emilimini azaltarak (gastrik by-pass ameliyatları gibi) etki eder. Bu ameliyatların ayrıca sindirim sisteminden salgılanan bir takım hormonlar (inkretinler gibi) üzerinde pozitif yönde etki ettikleri bilinmektedir.
Kişide morbid obeziteyle birlikte buna sıklıkla eşlik eden diyabet de varsa gastrik by-pass ameliyatlarından biri veya son dönemlerde şeker ameliyatında en etkili yöntem olarak görülmeye başlanan ileal interpozisyon operasyonu planlanmalıdır.
Dünyada yapılan çalışmalara göre morbit obezite tedavisinde diyet ve egzersiz ile zayıflama hastaların % 2 ilâ % 5 ‘inde işe yarıyor. Kilo verilse de yeniden fazlasıyla geri alınıyor. Bariatrik cerrahi ile tedavi, morbid obeziteye yönelik en etkili alternatiftir.
Tedavinin başarısı hastaların yakın takiplerinin ameliyat sonrasında da devam etmesiyle mümkün olur.
Morbid obesite ameliyatları sonrası kişilerin yemek porsiyonları küçülür. İştahlarında azalma olur. Yemeklerini yavaş ve iyice çiğneyerek yemeleri gerekir. Bir aylık dönemde sıvı gıdalarla beslenip aşamalı olarak katı gıdalara geçebilir.

Obezite Tedavisinde Cerrahi Tedavi seçenekleri: Yukarıdaki kriterler göz önünde tutulduktan sonra ameliyata uygun bulunan hastalarda altı farklı yöntemle operasyon gerçekleştirilebilir. Hangi hastaya hangi ameliyatın yapılacağı, cerrahi ve medikal ekibin hastaya ait bulguların değerlendirilmesi neticesinde belirlenir. Ameliyat şekline hastayla birlikte yön verilir. Bazen kombine yöntemler uygulamak gerekebilir. Morbid obeziteye ek şeker hastalığı varsa şeker hastalığının ameliyatla tedavisi protokolü uygulanır. Hastanın problemlerini çözecek en sorunsuz yöntemle tedaviye başlamak gerekir. Her ne yöntem kullanılırsa kullanılsın ameliyat öncesi hasta ile ekip arasındaki beklenti ve hedeflerin aynı olması son derece önemlidir. İşte uygulanabilecek cerrahi tedavi seçenekleri:

1- İntra gastrik balon(endoskopi ile yerleştirilir)
2- Laparoskopik sleeve gastrektomi(tüp mide-lsg)
3- Laparoskopik mini-gastrik bypass
4- Laparoskopik roux-n-y gastrik bypass
5- Laparoskopik biliopankreatik diversiyon/duodenal switch
6- Laparoskopik duodeno jejunal bypass

Metabolik Cerrahisi

ŞEKER HASTALIĞI AMELİYATI İLE AMAÇLANANLAR

Tip 2 diyabet hastalığında diyet, yaşam şekli değişiklikleri ve standart ilaç tedavileriyle şeker yüksekliği kontrol altına alınamadığı, yapılan tüm tıbbi tedavilere rağmen ilerlemesinin durdurulamadığı ya da seyrinin kötüleşmeye başladığı durumlarda cerrahi tedaviyle hastalığın sonlandırılabileceği, kontrol altına alınabileceği, gidişin yavaşlatılabileceği ve komplikasyonların önlenebileceği düşünülmelidir.

Ameliyatların amacı vücuttaki insülinin etkili kullanımını arttırmak ve insülin direncini ortadan kaldıracak hormonal değişiklikleri başlatmaktır. Bu ameliyat sayesinde vücudun ürettiği şeker düzenleyici hormonlar daha etkin kullanılır ve buna bağlı olarak insülin rezervleri daha uzun süre korunmuş olur. Böylelikle kan şekeri kontrol altına alınır ve tip 2 diyabetin kötü seyri önlenmeye çalışılır.

Ameliyattaki başarı şansımızı en üst seviyede tutmak için hastalarımız tedavi ekibimiz tarafından uluslararası standartlara göre değerlendirilir ve kişiye en uygun cerrahi teknikle şekerin kontrol altına alınması hedeflenir.

Bu cerrahi yöntem şeker hastalığı için kullanılan şeker haplarının ve insülin iğnelerinin tam olarak bırakılmasından, ilaç miktarı ve sayısının azalmasına kadar bir dizi etkin sonuç içerir. Bunların yanı sıra devam eden yüksek kan şekeri nedeniyle karşılaşacağınız göz, böbrek, nörolojik problemler, kalp ve damar sorunları gibi yaşam kalitenizi etkileyen pek çok sıkıntıdan mümkün olduğu kadar uzak hayat sürmeniz sağlanır. Hastalarımız, ameliyat sonrası ayrıca kendilerinde var olan metabolik sendromun diğer bileşenlerinden de (Tansiyon yüksekliği, obezite, uyku apnesi, kolesterol ve yağ yüksekliği gibi.) kurtulabilir.

ŞEKER HASTALIĞI AMELİYATI

Öncelikle mide hacmi tüp mide haline getirilerek kısıtlanır. İnce bağırsağın son kısmından bir bölüm, ince bağırsağın ilk kısmının yakınına getirilerek araya yerleştirilir. Yapılan işlem neticesinde yiyecekler mideden hemen sonra ince bağırsağın yeri değiştirilmiş son kısmına gelir, bu bölümün sonunda normal seyrine devam eder.

Doktorlar

Bu Birime Bağlı Doktorlar

444 2 999